SAÇAKLI(SAKALLI) POĞAÇA

MALZEMELER

2 su bardağı ılık süt

1 su bardağı sıvı yağ

1 yemek kaşığı kuru maya(1 paket toz maya kullanabilirsiniz)

1 yemek kaşığı toz şeker

1 tatlı kaşığı tuz

1 yumurta(sarısı üzerine,akını hamura ekledim)

Yeterince krem veya beyaz peynir

Kıyılmış maydanoz

Yeterince un

Susam

YAPILIŞI

Sütün birazına şeker ve mayayı ekleyip eritelim.Sıvı yağı,kalan sütü,yumurta akını,tuzu ekleyip karıştıralım.Azar azar unu ilave ederek yumuşak bir hamur yoğuralım.Çok az ele yapışıyor kıvamdayken un eklemeyi bırakalım.Yoksa hamur pişerken çok yayılır.Hamur mayalanınca küçük parçalar koparılıp yuvarlanarak yağlanmış tepsiye aralıklı dizilir.Üzerine yumurta sarısı sürülüp susam serpilip fırına verilir.Fırından çıkınca ılıkken tamamen ayrılmayacak şekilde bıçakla kesip  biraz taşacak şekilde aralarına peynir sürülür.Taşan kısımlar maydanoza bulanarak servis yapılır.Afiyet olsun!

Kaynak:atasofrasi.blogcu.com

poğaçalar-ekmekler kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

BİRKAÇ LİF

örgüler kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

HARİTAYI BİRARAYA GETİRMEK

BABANIN ELİNDE kumanda, kanal kanal geziyor, program program dolaşıyordu. Gerçekte o mu kumandayı idare ediyor, yoksa kumanda ile o mu uzaktan idare ediliyor belli değildi. Belli olansa yanda duran çocuğun ilgi istediği idi. İkide bir, bir şeyler söylüyor, dikkate çekecek davranışlarda bulunuyordu. Çocuğu bir şekilde savuşturuyordu baba.

Çocuğun mızmızlıkları devam edince TV’den başını kaldırıp bir çare buldu; dünya haritasını yırtıp çocuğun önüne koydu; bunları birleştir.

Oh artık, TV’sine dönebilir istediği programı rahatça seyredebilirdi. Çok zaman geçmedi ki çocuğun yine sesi duyuldu; yaptım baba. Nasıl olurda bu kadar kısa sürede yırtılmış dünya haritasını bir araya getirir, bir nevi yapbozu tamamlayabilirdi. Şaştı, şaşkınlıkla sordu, nasıl yaptın oğlum?

Çok kolaydı; haritanın arkasında adam resmi vardı, adamı bir araya getirince dünya da bir araya gelmiş oldu. Dünya kadar mana adamın başına yıkıldı, TV’yi kapatıp düşünceye daldı.

Bir adam bir dünyaya, bir âleme bedel; insan düzelmedikçe dünya da düzelmeyecek. Parçalanmış, bölünmüş, dağılmış dünyaya bir araya getirecek, çocuk masumiyetindeki insandır. İnsanı öncelemeyen, aklı kalbi doyurmayan, duyguları tatmin etmeyen, zihni zenginleştirmeyen işler, dünya dolusu oyuncaktan ibarettir.

Bir çocuk ki masum; lüzumsuz, afakî, malayani bin dünyaya ve dünyaya ait meselelerden üstündür. İçinde âlemler dürülü masumu ilgisizliğe terk etmek; dünyanın dağıldığı, zihnin karmaşıklaştığı, fikirlerin ferasetten uzaklaştığına işaret.

Çocuk terbiyesi, kişinin kendini ele veren bir turnusol; ağaç ne ise meyve de odur.

Dünyaya nizamat vermek isteyenler, bir çocuğun nazını çekemiyorlarsa daha ilk adımda tökezlemişlerdir. Sahte suretler, silik sözler, cilalı cümleler bir işe yaramaz; bir kulaktan girer diğerinden çıkar.

Can yanında dururken, suretlerden bilgi dilenmek ne can sıkıcı bir hal.

Gerçekte hangisi yapbozu toplamaktadır; kanallara bölünmüş, programlara dilinmiş, zihni karmaşıklığa düşmüş, duygu dağılımına duçar olmuş, kalben karışık, aklen kopuk baba mı; zinde bir zihine sahip, masumiyetiyle kalbi aydınlığa yitirmemiş, akıl kalp ayrılığına düşmemiş, fikri feraseti kaybetmemiş çocuk mu? Bu zaviyeden bakınca hangisi büyük, hangisi küçük?

Dünyayı değiştirmek gibi bir sorumluluğumuz yok fakat önce kendimizi sonra en yakın canları değiştirmek, olgunlaştırmak gibi sorumluluğumuz var; var olan mesuliyet varken sonraki işlerde kaybolmak kendini de dünyayı da düzeltememek. İyi bir insan, ahsen bir takvim, güzel bir örnek, doğru bir rehber olunursa; yetiştirilen çocuklar, yetiştirilen insanlar bir gün dünyayı da fetheder.

Kanallar kapanmış fakat adamın düşünce kanalları açılmıştı; yapmadıklarını gözden geçirip yapması gerekenlerin programını yapıyordu iç dünyasında. İç haritayı bir araya getirmeden, bütün ve kâmil insan olmadan; ne çocuk yetişirdi, ne de dünya düzelirdi.

Kalktı ve çocuğu kucakladı, dünyalar onun olmuştu.

Hüseyin Eren

karakalem.net

makaleler kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

ŞİŞ ÖRGÜSÜ PATİK

Allah’ın selamı,rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

Öncelikle şişe 17 ilmek atalım.Bir sıra ters örgü(haroşa) yapalım.Sonraki sırada ilk sekiz ilmeği yine haroşa örüp şişe ipimizi bir kez dolayalım yani bir artırma yapalım.1 ilmek yüz örgü yapıp tekrar 1 artırma yaparak kalan sekiz ilmeği yine haroşa örelim.Örgümüzün ters yüzünü yine hep ters örgü(haroşa) örelim.Düz yüzde tekrar 8 haroşa bir artır 3 yüz örgü 1 artır,8 haroşa.Bu şekilde orta kısımda artırdığımız ilmeklerin sayısı 15 oluncaya dek devam edilir.(1.resim)

Gelelim ikinci resme.Örgünün düz yüzünde artık 8 ilmeklik kısmı farklı bir renkle öreceğiz.8 haroşa ör,krem ipe geç,şişe ipi bir dola(1 artırma) sonra sıradaki 7 ilmek yüz örgü,1 artır,1 yüz örgü,1 artır,7 yüz örgü,1 artır.Yine renkli ipe geçilecek.Az önce örmeye başladığımız ipi uzatmıyoruz.Renkli ipimizin diğer ucuyla yapıyoruz bu tarafı.Artık örgümüzü iki renkli bir krem iple yürüteceğiz.Kalan 8 ilmeği haroşa öreriz.(2.resim)

Aynı şekilde düz yüzde orta kısımda artırmalarımıza devam ederiz.8.defa artırma yaparken renkli iple 8 haroşa krem iple 8 yüz örgü 1 artır,7 yüz örgü 1artır,1 yüz örgü,1 artır,7 yüz örgü 1 artır,8 yüz örgü,sonra da kalan 8 ilmek renkli iple haroşa yapılır.Arka yüzü tamamen ters örüp ön yüze geldiğimizde artık renkli iple 16 ilmek haroşa yapılır.(3.resim)

Bu şekilde orta kısımda 8.defa artırma yaparken şu sıra takip edilir:

16ilmek haroşa,8 ilmek yüz örgü,1 artır,7 ilmek yüz örgü,1 artır,1 yüz örgü,1 artır,7 yüz örgü,1 artır,7 yüz örgü,1 artır,8 yüz örgü,16 ilmek haroşa örülür.Sıradaki düz yüzde artık 24 ilmek haroşa yapılır.(4.resim)

Umarım bu kısma kadar bir yanlışlık yapmamışımdır.Anlatım karışık gibi görünse de biraz örgü bilgisi olanlar o kadar zor olmadığını anlar.Devamı sonra gelsin inşaallah.

 

 

örgüler kategorisinde yayınlandı. 6 Yorum »
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.