ÜÇ OYA:)



Reklamlar
oyalar kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Hz. ZÜLKARNEYN (a.s) ve HÜKÜMDAR

Zülkarneyn (a.s), ölüm endişesi ve nefs engelini aşmaya çalışan bir kavme uğradı. Oradaki insanların elinde dünya serveti namına bir şey yoktu. Rızıklarını sebzeden temin ederlerdi. Sebzelerini korumakta çok ihtimam gösterirlerdi. Ayrıca bu kavimde herkes kendi mezarını kazar, hergün mezarını temizler ve ibadetlerini burada yapardı. Zülkarneyn (a.s.), bunların hükümdarlarını çağırttı. Hükümdar:
“Ben kimseyi istemiyorum. Beni isteyen de yanıma gelir.” dedi.
Zülkarneyn (a.s.), bu söz üzerine hükümdarın yanına giderek:
“Ben seni davet ettim, niye gelmedin?” dedi.
Hükümdar:
“Sana bir ihtiyacım yok, olsa gelirdim.” cevabını verdi.
Bunun üzerine Zülkarneyn (a.s):
“Bu haliniz nedir? Sizdeki bu hali kimsede görmedim.”
deyince hükümdar:
“Evet biz altın ve gümüşe kıymet vermiyoruz. Çünkü baktık ki, bunlardan bir miktar, bir kimsenin eline geçerse, bu sefer daha fazlasını isteyecek ve huzuru bozulacak. Onun için dünyalık peşinde değiliz.” dedi.
Zülkarneyn (a.s):
“Bu mezar nedir? Neden bunları kazıyor ve ibadetlerinizi burada yapıyorsunuz?” diye sordu. Hükümdar:
“Dünyalık peşinde koşmamak için bunu böyle yaptık. Mezarları görüp de oraya gireceğimizi hatırlayınca, her şeyden vazgeçeriz.” dedi.
Zülkarneyn (a.s.):
“Niçin sebzeden başka yiyeceğiniz yoktur? Hayvan yetiştirseniz, sütünden, etinden istifade etseniz olmaz mı?” dedi.
Hükümdar:
“Midelerimizin canlı hayvanlara mezar olmasını istemedik. Bitkilerle geçimimizi sağlıyoruz. Zaten boğazdan aşağı geçtikten sonra hiç birinin tadını alamayız.” diye cevap verdi.

KAYNAK: TOPBAŞ, Osman Nuri, Mesnevi Bahçesinden Bir Testi Su, Erkam Yayınları Altınoluk Dizisi 20, s. 1114-116

hikayeler-kıssalar kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

SERVETLE ÖVÜNMEK

Harun Reşit ile Şakik-i Belhî Hazretleri sohbet ediyordu. Bir ara Hazret:
– Ey Halife! Farz et ki büyük bir çölde kaybolmuşsun. Susuzluktan ölmek üzeresin. O anda birisi gelip elindeki su dolu kırbayı sana satmak istese kaç para verirsin? diye sordu.
Halife gülerek:
– Ne kadar isterse veririm, dedi.
– Peki, o suya karşılık servetinin yarısını istese verir misin?
– Veririm. Hazreti Şakik, “Doğru söyledin” dedi ve devam etti:
– Ey Halife! Diyelim ki servetinin yarısı ile o suyu alıp içtin ve bir müddet daha yaşama imkanı buldun. Fakat az sonra içtiğin suyu çıkarman gerekir. Ama buna muvaffak olamasan, bütün uğraşmalarına rağmen idrarını yapamasan ve adeta ölecek hale gelsen, o anda yine birisi karşına çıkıp:
“Seni tedavi edebilirim, ancak servetinin öbür yarısını isterim” dese, ne dersin?
Halife hiç düşünmeden:
– Elbette razı olurum, dedi.
Bunun üzerine Şakik-i Belhî:
– Öyleyse Ey Emirü’l Mü’minin! Önce içtiğin, sonra da idrar yolu ile dışarı attığın bir yudum su kıymetinde bile olmayan servetine sakın güvenme! Hiç kimseye karşı mal, mülk ve servetinle övünme, buyurdu.
* * *
Evet, insan gelirken beraberinde olmayan, giderken de beraber götüremediği servetine güvenmemeli, yıkılabilir dünyada kazandığı gibi her an kaybedebileceğini de unutmamalı, servetin kendisini değiştirmesine fırsat vermemelidir. Bir deprem, nice mamureleri bir anda virane haline getirebilir.

KAYNAK: AKAR, Mehmet; Mesel Denizi, Nil Yayınları, İstanbul 2001, s. 111-112

hikayeler-kıssalar kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

BONCUKLU OYALAR

oyalar kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

***ISPANAKLI RULO BÖREK***

ispanakliborek

 

 

 

 

 

 

 

MALZEMELER:

5 adet yufka

Yarım kg. ıspanak

2-3 adet orta boy soğan

1 çay bardağı sıvı yağ

1 su bardağı yoğurt ya da süt

2 adet yumurta

İsteğe göre biraz peynir

Soğanları kavurmak için çok az miktarda sıvıyağ

Tuz,karabiber,pulbiber

Üzeri için susam veya çörekotu

YAPILIŞI:

Doğranmış soğanlar az yağda çevrilerek biraz yumuşatılarak doğranmış ıspanağa eklenir.Tuz,karabiber ve pulbiberle tatlandırılır.İsteğe göre biraz peynir de eklenebilir.Yufkalar düz bir zemine yayılarak üzerine sıvıyağ,yumurta,yoğurt veya süt karışımı sürülür.Katlanarak yarım ay haline getirilip tekrar yumurtalı karışım sürülür.Üzerine ıspanaklı iç yayılarak gevşek bir rulo yapılır.Yapılan rulolar yağlanmış tepsiye dolanır.Bütün yufkalar aynı işlemden geçirilerek tepsi doldurulur.Üzerlerine kalan karışım sürülerek susam veya çörekotu serpiştirilir.Üzeri kızarıncaya dek orta ısılı fırında pişirilir.Fırından çıkınca istenilen uzunlukta dilimlere ayrılarak servis yapılır.Afiyet olsun!

 

börekler-çörekler kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

HİNDİSTANCEVİZLİ KURABİYE

hindistancevizlikurabiye

 

 

 

 

 

 

 

 

MALZEMELER

125 gr oda sıcaklığında tereyağ veya margarin

2 adet yumurta(birinin beyazı üzeri için ayrılır)

1 çay bardağı sıvı yağ

1 su bardağı pudra şekeri

1 paket vanilya(isteğe göre)

1 paket kabartma tozu

2 çay bardağı hindistancevizi(1 çay bardağı hamurun içine,kalan 1 çay bardağı üzeri için.Ama ben daha az miktarda kullandım.)

Aldığı kadar un

YAPILIŞI

Bir yumurtanın akı ve hindistancevizinin yarısı hariç diğer malzemelerle yumuşak ama ele yapışmayan bir hamur yapılarak ceviz büyüklüğünde toplar yapılır.Önce yumurta akına sonra hindistancevizine bulanarak hafif yağlanmış tepsiye aralıklı olarak dizilir.Hafif pembeleşene dek pişirilir.Afiyet olsun…

 

kurabiyeler kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

TEK RENK KANAVİÇELER

kanaviçeler kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »